Öğretmenin’den 4 yaşındaki çocuğa şiddet!

On dakikadır yazıp yazıp siliyorum. Tekrar tekrar deniyorum...
Hangi süslü kelimeler evladının içine attığı kor ateşi söndürebilir? Dört gündür gözüme uyku girmediğini anlatabilir! 
İçimin paramparça yandığını,aktarabilir! Bu satırları yazarken göz yaşlarımda çıkacak mı? Ellerimin titremesi yada! Dört günde tüm kaslarımın ne kadar gerildiğini, boynumu çevirirken bile acı çektiğimi! Anlatamam denedim,ama olmadı... 
Evlatlarımızı ana okuluna eğitim alması,akademik çalışmalar yapabilmesi en önemlisi ise sosyalleşmesi için gönderiyoruz! Ve bunun için dişinden tırnağından arttırarak koleje gönderiyorsun, o en iyi şartlarda okusun diye.Yeri geldi kıyafetlerimden kıstım,yeri geldi mutfak masraflarından kıstım iki kızımı da aynı şartlarda kolejde okutabilmek için.  Neden mi kolej? çünkü bundan üç buçuk yıl önce büyük kızım normal bir özel okulda öğretmeni tarafından şiddet gördü! Bir sürü sancılı bir dönemden sonra ispatlandı ve öğretmenlik hayatı bitti. Bu süreçte ne kadar yıprandığı mızı tahmin edebilirsiniz...
Alıp çocuğumu kaçmadım, MEB bir şikayet dilekçesi gönderip, köşeme çekilmedim. benim evladıma bunları yapan öğretmen,başka masum evlatlara da yapmasın diye uğraştım.
Bir daha aynı durumu yaşamamak adına,daha iyisine verdim daha donanımlı bir okula peki önüne geçebildim mi? Kahretsin ki hayır! 
15.04.2018 tarihinde bir kere daha kahrolduk!  Olay aynen aşağıda anlatacağım şekilde gelişmiştir.
Kızımla mutfakta çekirdek yerken,ayıkladığım çekirdekleri ritmik çalışmaya çevirdim. Bir yandan yiyip bir yandan da sayı sayıyorduk. Ara sıra şaşırması ile düzeltip tekrar ediyorduk. Birlikte keyifli bir zaman geçirirken tekrardan saydığı sayıyı yanlış söyleyip kendi kendine yanlışını düzeltip kafasına vurarak "ahh ne kadar da şaşkınım. ama canım acıyor,olsun önemli değilki öğretmenler döverde severde" diyerek sanki bir anda ortamdan
kopmuştu. gördüğüm manzara karşısında ne kadar şaşırsam da sakinliğimi koruyarak kızıma"annecim az önce ben yanlış mı duydum acaba?
öğretmenler döver de sever de mi dedin" dedim. kızım son derece sakin bir tavırla "evet öğretmenim beni çok seviyor ama vurabilir ki bana" dedi. nasıl vurabilir bana gösterebilir misin dedim. O sıra da sürekli çekirdek yeyip sağa sola bakınıyordu dikkatini çekebilmek için aklıma oyuna dönüştürmek geldi. İçimde kasırgalar esse de elimden geldiğince sakin kalmaya çalışarak hadi ben miray olayım sende 
öğretmen ol dedim bir anda bu durum dikkatini çekti. Ben yaramazlık yaptım şimdi diyerek masanın üzerini dağıtmaya başladım.
kızım arkama geçip ellerini yumruk yaparak sırtıma vurmaya başladı.  ben"ahh ama canım yanıyor öğretmenim biraz sert vuruyorsun böyle sevilmezki dedim. (çünkü aklımdan severken belki ufak vuruşlarını o şekilde hissedebildiği geldi) ben seni sevmiyorum ki dövüyorum dedi. durumun ciddiyetini anladığım an kızım öğretmenin sana vuruyor mu? Diyerek   direk bir soru yönelttim. masadaki eşyalara dikkatini verdi sorumdan kaçarak dikkatini farklı şeylere yöneltmeye devam etti. kendisine öğretmenin sana vurduğunda arkadaşların görüyormu dedim. sandalyeden kalkıp kulağıma fısıldayarak "göremezki orda kameralar yok dedi" sınıfın her yerinde var annecim benim bildiğim kadarı ile dedim. sonra aynı şekilde fısıldayarak "gizli odamızda yok" dedi. gizli odanızda neler oluyor peki dedim.yaramazlık yaparsan oraya gidersin dedi.neresi orası diye sordum bale odası dedi. Daha fazla konuşmak istemiyordu bende masadaki herşeyi yerlere atmaya başladım yapmıycam yapmıycam işte diye çocukca yaramazlık ve şımarıklık yapmaya başladım.(kızım normalde bu tarz davraışlar sergilemez ben abarttım aklımdan ilk geçenler onlar oldu)..  yürü bakalım dedi ve beni kolumdan tutarak kapının arkasına götürüp 
sıkıştırdı."kaç kere söyledim sana yaramazlık yapma diyerek bağırdı"kolumu sıkıp yine sırtımın aynı noktasına vurdu." sonrasında beni mutfaktan çıkartıp kendi odasına doğru götürüken şu sözleri sarf etti"öğretmenler döver de sever de miraycım,bir daha sakın yaramazlık 
yapma bu odaya gelmek istemiyorsan dedi. “ sonrasında  kendi  odasına girdiğimizde çocuk bana neşeyle davranmaya başladı. Sevecen haraketleri ile ne yapsam karşılık verdi  "hadi bakalım çocuklar kitap okuyoruz" diyerek yönlendirdi konuyu daha fazla uzatmayarak o sırada eşiminde eve gelmesi ile son buldu.  Kendimi ağlamamak için zor tutuyordum sakinliğimi koruyabilmek adına çaba sarf ediyordum, eşime herşeyi anlattım ve iç güdüsel olarak İnansam da yine de ihtimal veremediğimi de söyledim eşimde aynı fikirdeydi. Gece yataklarımıza geçtiğimizde ikimiz de bir sağa bir sola dön derken her ikimiz de o ara parçaları birleştirmeye başlamışız. Ben kızımın okula başladıktan bir ay sonra tırnak yeme alışkanlığının başlamasını ayrıca zaman zaman altına kaçırdığını düşündüm.  Bunları dile getirdim ve eşimde bana mirayın “zaman zaman okuldan aldığımda bale odasına gidip baba burda ne var diye soruyordu, ve beni o odanın kapısını açmama zorluyordu,bakıyorduk bir şey Yok kimse işte kızım deyip geri dönüyorduk" dedi.  Yok ya Yok olmaz olamaz deyip kendimizi kandırmaya devam ettik..  Aslında kızımızı tamamen hisset sekte böyle bir kurumda bunların yaşanmasını konduramadık... ters giden bir şeyler olduğu kesindi ama bu dayak ve gizli odanın hayal gücü olduğunu düşündük.
Ertesi gün okula göndermedim okulun pedegog’unu arayarak acil bir görüşme istedim.  Eşimle görüşmeye  gittiğimiz de yukarda sizlere anlattığımın aynısını aktardım.  Ek olarakta kızımın iki haftadır altına kaçırmasından, daha önceki görüşmelerimiz de kızımın tırnak yemesini ve daha bir çok detayın üzerinden tekrardan  geçerek konuştuk.   Bu hafta kızımın 23 Nisa’n da gösteriye çıkacağı için prova haftasıydı. Heyecanla beklediği,beklediğimiz... Bir gün provadan geri kalmıştı ve elimizde somut bir delil de yoktu kurgu olmadığına dair bir kanıt da. Pedegog bize okula mutlaka göndermemi ve yarın kendisinin görüşme yapacağını söyledi çocuğumla... bu konuyu derinlemesine araştıracağına söz verdi. Bende zaten kendisine güvendiğim için ilk ona gittim.  Bir gün sonra kızımı o güvence ile ablasıyla birlikte okullarına gönderim. Tüm gün elim kalbimde telefon açmasını bekledim akşam saatlerinde aradı ve soruşturmanın yarına sarkacağını üzülerek belirtti.  Kızımla olan görüşmesinin olumsuz geçtiğini kızımın kendini açmadığını ve yarın tekrar deneyeceğini söyledi.

Ertesi gün 18.04.2018 de öğleden sonra arandım ve toplantıya çağırıldık. 

Müdüre hanım,yardımcısı ve pedegog hazır bir şekilde bizi bekliyorlardı görüşme de kızımın odadan çıkartılarak sınıfına en uzak odaya kamera kaydının olmadığı yere götürüldüğü kabul etti O an başımdan aşşağı kaynar sular döküldü. Kızımın anlattığı her şeyin gerçek olduğunu anladım. müdüre hanım bunun üzerine, çocukla konuşmasının ses kaydına aldığını söyleyip bize o ses kaydını dinletti. Ses kaydında kızımı dilediği şekilde konuşturup, dilediği cevabı almıştır. Ve bizimde bununla tatmin olmamızı beklediler. Kayıt sona erdiğinde eşimde bende şok olduk bu şekilde bir bilinçsizce eğlemi hiç beklemiyorduk. Nasıl çocuğu bu şekilde yönlendirirsiniz dedik. müdüre hanım hayretle yüzümüze bakıp yönlendirme yok dedi ben onunla konuştum sizinde içiniz rahat etsin diye çektim dedi. Biz kendisi ile münakaşa ederken önce şiddetin olmadığını çocuk söyledi dedi daha sonrada eski okulundan olmuş bana öyle söyledi dedi. bunlar ses kaydında elbette yoktu. eski okulu dedikleri de kendi kolejlerinin farklı bir yerdeki şubesi. Ben bunun doğru olmadığını kızımın öğretmenin ismini verdiğini kamera kaydını da görmelerine rağmen hala neyi değiştirmeye çalıştıklarını sordum. İspat yokmuş! daha neyin ispatı gerekiyorsa...  O an anladık ki zaten okulun yapmaya çalıştığı tek şey olayın üstünü örtmek.Odadakilere dönüp baktım yalnızca pedegog üzüntülü sıkıntısına sıkışıp kalmış bir hali vardı,diğer ikisi sadece yalan söyleyerek olayı aklamaya çalışıyordu. Lütfen biraz da siz konuşur musunuz? çocuk bunları sizce de uyduruyor mu? dedim. size güvenerek gönderdim kızımı tekrardan bu okula siz görüşecektiniz anlatırmısınız nasıl geçti görüşme? dedim. Adam cağız son derece sıkkın bir şekilde omuzlarında ki ağır yükle şunları sarf etti. "çocuk kendini bu konuda çok çabalamama rağmen kapatmıştı resim yapmasını istedim kendisini kötü çocuk olarak çizdi.bunun üzerine gittiğimde kuş odasına götürüldüğünü yaramazlık yaparsa öğretmeninden şiddet yemesini normal gördüğünü bu durumu normalleştirip benimsemiş"dedi. Sonra müdüre hanımla göz göze gelerek "Çalıştığım kurumda bir çocuğun sınıfından çıkartılarak başka bir odaya götürülmesi kabul edilemez! dedi. müdüre hemen tavrını değiştirip "Elbette kabul edilemez" dedi. sonra lafa girdi ben bu okulda sadece müdürüm okulun kurucusu değilim okulun kurucusu ile görüşüp kararı sizlere açıklayacağım öğretmenin çıkıp çıkmayacağını ancak o zaman söyleyebilirim" dedi. En azından sene sonuna kadar bizimle çalışmak zorunda elimiz de bir kanıt yok dedi. ve görüşme bitti.  Kamera kaydını da izletmediler. 


19.04.2018  bu gün sabah okula gidip kamera kaydını izlemeyi talep ettim tekrar. 
Kızımın toplamda 5 yada 6 saniyelik bir videosunu izlettiler.  (Kesilmiş!) Kızımızın sürüklercesine sınıfından çıkartılıp, bomboş uzun bir  bekleme salonunun olduğu kısmı geçip, en uzak köşedeki bale odasına öfkeyle götürüldüğünü gördüğüm gün! Bugün karı koca parçalandığımız günümüz. Bizlere kaydı izleten müdür yardımcısı "bakın bir şey yok elinden tutup götürüyor.Siz dün akşam arayıp kayıtları istediğiniz de gönderemezdim başka çocukların da mahremiyeti olduğu için ve yasal da olmadığı için"dedi.
koridorda bir Allah'ın kulu yoktu! hala durumu normalleştirme peşindeydiler. Kahrolarak üzüntü ve öfkeyle odayı terk ettik.
Müdüre hanımı  tekrardan aradık ve bu kadınla çalışmaya devam edecek misiniz?  diye 2. Kez sorduk. Bize görüşmede de olduğu gibi cumartesi kurulun toplanmasını bekleneceklerini söylediler. bizde kamera kayıtlarının silinmesinden korktuğumuz için kendilerine öyleyse kamera kayıtlarını bize verin bizde bekleyelim dedik. böyle bir şeyin mümkğn olmadığını ve gidip gerekeni yapmamazı söyledi. 

Bu gün sabah saat 09;00 dan akşam 20;30 kadar milyon yer dolaşıp, saatlerce beklediğimiz ve  arabada ağlaşıp tekrar dan kendimizi toplayıp koşturduğumuz ve kızımızın bizlerin göremediği! O görüntüler dışındaki yaşadıklarını tahmin yürütüp kahrolarak geçirdiğimiz bir gün... 

Detaylar çok fazla ve hepsini aktaracağım.  Şu anda  yalnızca bu kadarını anlatmam doğrusu.. bana kararın neticesini söyleyecekleri gün açıklandığında isimleri ile paylaşacağım yada sadece olayları aktarcağım ama  şimdilik bekleyeceğim.  Açıklayacağım çünkü bir çocuğun nasıl Mesajlar verdiğini,bu sürecin nasıl işlediğini anlatırsam belki bir kaç kişiye,hatta bir kişiye bile olsa faydam olur diye düşünüyorum.

Bu akşam onca olayların ardından eve geldiğimiz de kızımızla vakit geçirirken, davranışlarının bana karşı ne kadar sert ve uzak olduğunu babası da gördü. Dünkü görüşmeden sonra kızımın bana soğuk olduğunu söylemiştim ama sana öyle geliyordur, sana özellikle öyle değildir demişti.  Küvete girip oyuncakları ile oynamaktan büyük zevk aldığını bildiğimden küvete soktum oyuncaklarını verdim beş dakika geçmedi ki küvette altına kaçırdı. Olabilir annecim deyip hemen suyu tazeledim,yarım saat kadar küvette kaldıktan sonra çıkartmaya çalıştığımda üzerime sular atarak git buradan seni istemiyorum diyerek ağlamaya başladı.  Küvetin pimini çektik ve sular azaldığında suları üstüne döküp "kirli kalacağım sen temiz bir annesin artık sevmeyeceğim" dedi. Kahroldum an be an ,15 dakika ikna etmeye çalıştım. Ne banyodan çıkmak istedi ne kalmak nede temizlenmek asla zorlamadım ne istediğini sorup durdum. Suyu üstüne tutturamadığı gibi küvette kalan sular da gitmiş olduğu için kendini sürekli zemine sürüp ben kirli  kalacağım ben pis yaramaz bir kızım dedi. Öldüm....
Havluya sarıp durdurulamadan  çıkarttım odamıza geçtiğimizde sinir krizi geçirdi. Ayaklarını yerlere vurup hüngür hüngür ağladı seni artık sevmeyeceğim dedi! 
Lanet olsun ki, kızımın görüşmesine beni çağırdıkları gün dört kişi bahsi geçen öğretmenin de içinde bulunduğu dört kişi!! Kızımı sorguya çekercesine konuşturmuşlar! Kızımın tek başımıza ortam da olduğumuz Halde kulağıma korkarak ve fısıldayarak söylediği olayı,onlar ise  beş kişi karşısında itiraf etmesini beklemişler!  O gün okulda altına kaçırmış. Haberim eve geldiğinde çantasını açıp baktığımda oldu.Okul nasıl bir yaptırım yapacak şu an için bilmiyorum. Her ne olursa olsun ne niyetle yapılırsa yapılsın bu yaptıkları affedilir değil! Yazarak rahatlayan bir insan olarak bunları aktarmak ve paylaşmak içimden geldi... Evladımdan daha önce hiç böyle davranışlar görmeyen bir anne olarak neler yaşadığımın neler hissettiğimi anlatmamın tarifi Yok! Bana karşı güveni zedelendi çocuğumun öğretmenin den şiddet gördüğünü iddia ettiği zamanda bile bu şekil davranışlar sergilememişti... Gözümün Nuru Miray Nur’um nefretle bakıyor bana! 

Günlerdir uyku uyumuyorum,gecenin bir yarısı bunları kaleme aldım. Eksiklerim ve hatalarım muhakkak vardır geriye dönüp bakıp okumaya mecalim yok umuyorum anlatmak istediğimi anlatabilmişimdir. Ben bir önceki kızıma darp olayını öğrendiğim de, kameraların önünde yaşandığı için ispat etmem  mümkün oldu. Bu olayda kızımı kameraların olmadığı sınıfına en uzak odaya götürülüp yaşandığı için nasıl bir yol olacak hiç bir fikrim Yok. Kızımı alı koyulmaktan  dava açtım dün.  Allah hepimizin yardımcısı olsun.... vicdanlı insanlarla karşılaştırsın... 

Devamını bu gün aktarıyorum...

24.04.2018 
Kızımı bu bir haftalık süreçte ikinci kez uzman psikolog la görüştürdüm. kendisi kızımın soru sorduğunda kaçtığını konuyu kapattığını neşeli hareketlerinin arkasında mutsuz korkmuş bir çocuğun olduğunu söyledi. oyun oynarken hırslı olduğunu söyledi. oyun oynarlarken sürekli bir oyuncağı kurban olarak seçip ona yaramaz kötü çocuk dediğinde yönlendirmiş ve öğretmeninin kendisine nasıl bir şiddet uyguladığını göstermiş. Bu şiddet bedenen ağır bir darp değil, ufak acıtma daha çok psikolojik bir şiddete dayalı. kızım psikolog'a yaramazlık yapınca öğretmeni kızıp dövdüğünde başkasına söylerse onlarda seni döver yaramazlık yaptığını onlarda anlar ve ben sana daha çok kızarım birine söylersen demiş! 
kızımı oyun ablası sandığı yerden alıp eve bıraktım aynı gün okullada 
Beklenen görüşme günüydü . Bizlere cumartesi kurul toplantısından sonra okulun açıldığı gün söyleyeceklerini ve toplantı için 1:30 da saat vermişlerdi. Toplantıya gittik Müdüre hanım "buyurun sizi dinliyorum." Dedi. biz şaşkınlıkla "Biz sizi dinlemeye geldik bizim söyleyecek bir şeyimiz yok" dedik. Kendisi de "olayı yargıya taşıdınız size salı gününe kadar beklemenizi söyledim beklemediniz,bu saatten sonra yargı karar verecek benim söyleyecek bir şeyim yok" dedi. Bizde kamera kayıtlarını tutmak istediğimizi ve gitmeden öncede aradık ayrıca delil sakladıklarını karakola koridordaki görüntüleri neden göndermediklerini sorduk. Teknik bir arıza varmış aynı gün akşamı gönderdik dedi. Eşim o akşam bende karakola gittim ve kayıtları yollamadığınızı söylediler dedi. 
Dalga geçercesine biliyorum ,biliyorum gittiğinizi aynı gün akşam yolladım ve darp raporu da sizden istedim" dedi. daha fazla uzatmayarak odadan çıkıp iki kızımında kaydını sildirdim. Zaten bu olayı yaşayan küçük kızımı okula göndermiyordum. Fakat 1.sınıfa giden kızım sene sonuna kadar mecburen devam etmek zorunda. Böylesine berbat bir durumdayız işte... 
Karakol bizden darp raporu istediğin de biz ısrar la çocukta bir şey yok geçmiş zaman zaten demiştik. işleme başlamaları için zorunlu olduğunu söylemişlerdi. şimdi bu kadının laf sokar gibi bu lafları söylemesi bende kötü hisler uyandırıyor...
Velilere whatsaap grubundan haber verdim. üzerime düşen vicdani yükü üstümden attım. Bir haftadır kendimi zor tutuyordum. Eşim bu günü mutlaka beklememi ve bu gün atmam konusunda beni ikna etmişti. haber verdikten sonra kızımın durumuna benzer şekilde bazı çocukların tepki verdiği konuşuldu...

Avukatımızla görüşüp bu eğitim adı altında farklı işlerin döndüğü kurumun ismini herkese duyurmak için elimden geleni yapacağım. 



Yorumlar

  1. Sen mükemmel ve aynı zamanda da bilinçli bir annesin.. o masum meleğe yapılan inşallah cezasız kalmaz öğretmenlik hayatı son bulur. Bi masuma el kaldıracak zihniyet nasıl öğretmen olmuş aklım almıyor!! Sakın pes etme güçlü durmaya devam et çok kötü bir olay yaşadınız ama en azından diğer masumların canı yanmayacak sayenizde. Allah sabır versin size.. o insanlıktan yoksun kalbi kapkara olmuş sözde öğretmende hem allahtan hemde adaletten gereken cezayı alacak umuyorum ki!

    YanıtlaSil
  2. Bende bir öğretmenim yapılan çok yanlış bir tutum, Okulun direk sizin yanınızda olması gerekir .Bu süreçte öğretmenin açığa alınması gerekir resmen ne yapacaklarını şaşırır vaziyette hareket etmişler, Yanlışlar yanlışları doğurur. Kendi yanlışları içerisinde boğulacaklardır. Yargıya ve adalet sistemimize güvenin, gereken kişiler gereken cezaları alacaktır. İlahi adalet de elbet yerini bulur, ne zaman nasıl olur bilemem ama içiniz rahat olsun ve tamamen çocuğunuza odaklanın. Çok geçmiş olsun. Allah beterinden korusun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öğretmen gibi kutsal bir mesleği böyleleri yüzünden leke sürülüyor maalesef. Bizde okulun öyle olmasını bekledik,olması gereken oydu ama böyle bir tutum gösteriler... Allah büyüktür dediğiniz gibi bir şekilde çıkacak ortaya...

      Sil
  3. Öncelikle ben ten teyze olarak; o okulu başlarına, o öğretmeni de sınıfa gömmemek için zor tutmuşken kendimi, sizin sabrınız ve yaklaşımınız bu durumda bile soğuk kanlılığınızı koruyarak verdiğiniz mücadele için tebrik ediyorum. Biz çocuga bakmaya kıyamıyorken o kadar emek verelim en iyi okula gönderelim onlar çocugumuzu altüst etsin yok ne ala! Gerekli her yola başvurmaya devam edin-edelim. Yaptıkları yanlarına asla kâr kalmamalı, hepimizin geleceği çocuklarken onlara en derinden itina göstermemiz ve bu gibi olayların karşısında savaşıp mücadele etmemiz gerekir ki başka çocuklar da aynı durumu yaşamasın.

    YanıtlaSil
  4. Sen hem çok iyi hem çok bilinçli bir annesin.Ne mutlu kızlarına ki senin gibi ayrıntılarla ilgilenen bi anneleri var.Bu ülkede ki adalete asla güvencim inancım olmamadına rağmen bu sefer yanılmayı o kadar çok istiyorum ki..
    Buyuk kızının da aynı okulun başka şubesinde eğitim gördüğünü ve yine şiddete maruz kaldığını anlatmışsın.Kolej adı altında bu yapılan rezillikler bu yüz karalıklığını umarım sonları olur.Çünkü görüyoruz ki bunlar için çocuklarımızı emanet ettiğimiz eğitimci sandığımız insan mahlukları şiddete meyilli,psikolojileri bozuk,eğitimden bir haber olan insanlıktan nasıbını almamıs yaratıklar.Umarım bu mahluklar bu saygıdeğer mesleği daha fazla kirletmezler de yalnız başlarına geberip giderler.Ahh anneler ahh bu ülkede kız evlat yetiştirmek zaten zorken bu cani okullara bu cani insanlara dikkat edelimm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canım teşekkür ederim aynen öyle... kendi şubelerindeki okulda yaşanmadı başka bir özel okuldu ondan sonrasında anaokulu şubelerine verdim sonrasında ilk okul ve anaokulu olan kısma abla kardeş yazdırdım. Bir önceki şubelerinde bir sorun yaşanmadı bu konuda

      Sil
  5. Öncelikle, şunu belirtmek isterim ki sizin yerinizde olmak istemem bir ebeveyn olarak çok zor bir durum.Bu kutsal meslek olarakgördüğümüz öğretmenlik ,vicdani terazisi olan kişilerin yapması gerek bir meslek çünkü; çocuklarımızın geleceğe güvenle hazırlamasının en önemli etken, rol ve model öğretmenlerdir.Bu tür zorbalık ,bir çocuğun ruhunda açılan yaranın iyileşmesi uzun yıllar alır ,şimdi sadece bu şüreci merak ediyorum,bu özel kurumun bu öğretmen için ne gibi bir süreç izleyecek ve bu kuruma çocuklarını gönderen veliler bana dokunmayan yılan binyıl yaşasın mantığında mı olacak çok merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  6. Olayların bir kısmından haberim olsa bile, burda okurken bile tüylerim diken diken oldu.. Asla aklımın mantığımın almadığı, almayacağı daha doğrusu almak istemeyeceği bir vicdansızlık. Ne kadar bilinçli ebeveynler olduğunuzu bildiğim için belki de, inanılmaz hassasım bu konuda. Hiç bir çocuğun küçücük yaşta böyle bir travma yaşaması söz konusu bile olamazken, hiç bir aile böyle bir durumla günlerce perişan olmamalı. Tabi ki elimizden geleni ne ise, hatta daha fazlasını yapmalıyız. (Yapıcağınıza olan inancımız tam) Hakedenlerin, hakettiği şekilde yargılanıcağı adaletin yerini bulacağı günler umarım yakındır.

    YanıtlaSil
  7. Biz bakmaya kıyamadığımız Canlarimizi çocuklarımızi daha iyi eğitim alsın diye en iyi okullara öğretmenlere emanet ettiğimizi sanıyoruz. Ama iste maalesef çıkıyor aralarından böyleleri. Bu resmen psikolojik siddet ve en kötüsü. Ama sen merak etme bu yaptıkları yanlarına kalmayacak. Bu olayın üstünü ortemeyecekler. Gerek yargı gerek medya gerekirse eylem yaparız . Cezalarını cekecekler.

    YanıtlaSil
  8. Okurken bile tuylerimizin diken diken olan bu olayı siz bizzat yasadiniz.Elimizdekinin en iyisini çocuklarımız için kullanan insanlarken ,sarıp sarmaladigimiz yavrularimizin bu sekilde bir siddete maruz kalmasi kadar berbat birşey yok. Küçücük bir çocuğun ruhuna böyle bir korkuyu anıyı bırakmaya utanmayan vicdanlar birde olayı ört pas etmeye çalışıyorlar.bu konuyu kapatmaya çalışanlara inat duyurmaliyiz.aslinda yapılması gereken cok basitti, okul öğrencisine sahip çıkacak böyle bir durum netlige kavusana dek öğretmen uzaklastiralacakti. Bu olay bir kez daha acabalar olmadan korkusuz yasayamayacagimzn bir ispatı oldu.

    YanıtlaSil
  9. Okurken bile tuylerimizin diken diken olan bu olayı siz bizzat yasadiniz.Elimizdekinin en iyisini çocuklarımız için kullanan insanlarken ,sarıp sarmaladigimiz yavrularimizin bu sekilde bir siddete maruz kalmasi kadar berbat birşey yok. Küçücük bir çocuğun ruhuna böyle bir korkuyu anıyı bırakmaya utanmayan vicdanlar birde olayı ört pas etmeye çalışıyorlar.bu konuyu kapatmaya çalışanlara inat duyurmaliyiz.aslinda yapılması gereken cok basitti, okul öğrencisine sahip çıkacak böyle bir durum netlige kavusana dek öğretmen uzaklastiralacakti. Bu olay bir kez daha acabalar olmadan korkusuz yasayamayacagimzn bir ispatı oldu.

    YanıtlaSil
  10. Merhabalar ...bu yaşananalar cok üzücü fakat ben anlatılanlarda boşluklar hıssedıyorum. Oturtamadıgım şeyler var. Çocugun annesini istememesi onu duygusal olarak itmesi bu yaş grubu için sıkıntılı bır durum. Cocukta hıperaktıvıde ve dıkkat dagınıklıgı hıssedıyorum. Annenin tutum ve davranişlarında ayrıca duygularında tutarsızlık hıssedıyorum 😞. Şiddet, fiziksel veya psıkolojık kabul edilemez😞

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuduğunuz yazıda o boşluğu nasıl hissettiniz merak ediyorum. Bu kadar uzaktan çocuğu hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı teşhisi koyabildiğinize göre işinizde baya baya uzman bir psikolojiksunz herhalde uzaktan teşhisi koydunuz iki dakika da. Çocuğum iki ayrı pedagog da gözlem gördü sizin şu koyduğunuz teşhisi kimse koyamadı helal olsun.

      Sil
  11. Çocuğun Annesini istememesi anlık bir durum ve duygu değişimidir. Çocuk Annesine hissettiği güven ile içinde oluşturmuş olduğu bazı bastırılmış duyguları annesine paylaşmış ve bunun sonucunda okul yönetimi ile görüşme yapılmıştır. Sonrasında ise okulun tutumu ve çocuk ile yapılan görüşmeler daha doğrusu sorgularcasına 4 kişi ile çocuğun ifadeye alınması anneye olan güvenini kırmasına sebep olmuştur. bunu anlamayacak bir şey yok ortada. Sanırım ya anne değilsiniz yada çocukları tanıyamamışsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anneye guven o kadar kolay kırılan bir durum degıldır. Kendınıze öz eleştiri yapın lutfen. Benım yazdıgım eleştırılere odaklanmayın kendı davranişlarınza odaklanın. Ben mutlu sevgı dolu cocuklar olsun istiyorum. Maddıyattan işten daha onemlı sevgı guven. Bu donem sızın için de zordur. Fakat özeleştırı yapmayı sakin ihmal etmeyın kendı cocugunuz için😌

      Sil
    2. Öz eleştiriyi fazlası ile yapan bir aileyiz bizi tanıyanlar da bu konuda ne kadar hassas olduğumuzu çok iyi bilirler. Ayrıca anneye olan güven çocuğun oldukça hassas ve bastırılmış olduğu duygularını açığa çıkarması ile ve sonrasında yaşadığı travmatik durum sonucunda kırılması gayet doğal bir durumdur kendinizi o çocuğun yerine koyun. Ayrıca bu görüştüğümüz pedegoglar ve çocuk psikiyatri uzmanları tarafından da bu şekilde yorumlanmış bir durumdur.

      Sil
  12. Çocukta hiper aktivite ve dikkat dağınıklığı konusuna gelir isek, Çocuk bu güne kadar okul pedagogu da dahil olmak üzere bu süreçte 2 ayrı uzman tarafından görüşme yaptı ve görüşmeler devam etmekte. Sizin söylediğiniz gibi bir belirti bu zamana kadar sizden başka kimse tarafından söylenmedi sanırım dolayısı ile de gözlemlenmedi. Fakat şunu unutmamak gerekir, Her çocuk farklıdır ve her çocuk özeldir.

    YanıtlaSil
  13. Benım amacım teşhıs koymak degıl bu acıdan da bakmanızı saglamaktı. Süreklı sınıftan farklı bır odaya goturuldugune gore sınıf içi kurallarına yeterınce uymuyor demekki . Bu yuzden oyle yazdım.bu yorumları tamamen sızın yazdıklarınza gore yapıyorum.bu yaş grubundaki cocukların kurdugu cumleler aşagı yukarı bellıdır.soyut düşünme bu donemde kazanılmaz.Sen temizsin ben kirliyım gıbı soyut cumle kurması cok zordur.tekrar söylüyorum benım amacım eleştırmek degıl farkındalık oluşturmak sadece☺️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yaştaki bir çocukta dediğiniz gibi soyut kavramı yoktur ve onun için her şey somuttur. Yani bu çocuğa bu tarz söylemler yapılmıştır ki bu çocuk bunları söyleyebiliyor. Aksi halde dediğiniz gibi kavramsal anlamda soyutlaşma gibi bir düşünceye girmesi şu an için mümkün gözükmemekte. Dediğiniz açıdan da bakıyoruz tabiki ama o yönde bir bulgu biz hissetmedik ve uzman kişiler ile de çocuğu görüştürmeye devam ediyoruz bu sizin de olmadığı gibi bizim de bir teşhisimiz değil. Bu yönde bir bulguya rastlanılmış olması durumunda gereken ne ise zaten onu da yapardık, yapmaya da devam edeceğiz.

      Sil
  14. Nuray ergül hanım aileye özeleştiri yapın yazmışsınız bende sizi biraz empati yapmaya davet ediyorum. Nuray hanım ve şahin bey size mantıklı konuşmalar yaptıkça sizinde konuşmalarınız bi değişkenlik göstermiş. Miraya koyduğunuz teşhisin aynını ben size koyamadan yapamayacağım bu tutarsızlığınızla. Şu yazıları okuyup eğer anneyseniz veya değilseniz bile en başta insansanız zaten bakış açınız çok farklı olurdu. Böyle atıp tutuyorsunuz ya allah vermesin ama başınıza geldiğinde koyduğunuz tespitlerin aynıları sizede söylenir umarım. O zaman belki daha iyi anlarsınız. Yani öyle bir konuşmuşsunuz ki aklıma bin bir türlü tilkiler gelmedi değil hani. Her insan bu üzücü olayda ailenin mirayın yanındayken sizin bu şekilde konuşmanız sanki o kurumda çalışan biriymişsiniz bir çıkarınız varmış izlenimi verdi. Küçücük çocuğa fiziksel ve psikolojik şiddet asla savunulamaz ve asla ailede suçlanamaz. Hiç bir aile çocuğunun kendine olan güvenini kaybetmesini pasif yetişmesini istemez. Uzun lafın kısası destek olmuyorsanızda köstek olup şu yorumlarınızla can sıkmayın!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben konuyu uzatmak istemedım. Bu tur durumlarla sıkca karsılastık dıyelım. Bir tarafı tutarken dıger tarafa yargısız infaz olmasın. Herkes kendınce haklıdır her zaman. Başima da gelmicek dıyemıyorum. Turkıyede babalar çocuklarına tecavüz edebılıyorsa her şey herkesın başina gelır.

      Sil
  15. Ne kadar güzel söylediniz herşey herkesin başına gelebilir diye. Annesiniz veya olacaksınız o zaman daha net anlayacaksınız şu hayatta koşulsuz şartsız çıkarsız tek seven kişinin anne olduğunu, durum böyleyken o çocuğun gelişimini etkileyecek kötülüğüne bişey yapmak mümkün mü bir anne tarafından. Ben aynı zamanda nuray hanımın anneliğini eleştirmenizede çok kızdım çünkü ne yazıkki şu yaşadığımız dönemde belkide mirayın başına gelenler her çocuğun başına geliyordur sadece ebeveynler yeteri kadar ilgilenemediği için veya çocuğunun dilinden anlayamadığı için durumdan habersizler.. Nuray hanım bilinçli bir anne olmasa mirayın eline telefon tablet verir başından savar o hergün okulda ne yaptıklarını sorar oldukça sık vakit geçirmeye çalışır ve oyunlar oynar söylediğim gibi olmasa sizce mirayın bu durumunu öğrenebilmesi mümkün olurmuydu? Çocuklar bu hayattaki en masum şeyler onları koruyup kollamak gerekir psikolojilerini bozup içine kapanmasını, kendini kötü bir çocuk olarak bilmesini , asosyal olmasını değil. Özeleştirilik bir durum yok yani yazıyı tam okuduysanız kurumun gösterdiği kayıt bile (çocuğun sürüklenerek kameraların çekmediği bale odasına götürülmesi) başlı başına suçlu olduklarının göstergesi. Ve ayrıca demekki miray uyum sağlayamayan bir çocuk diye birşey yazmışsınız ya adı üstünde ÇOCUK. Zaten kendini bilen bizler gibi karakteri oturmuş bişeylerin bilincinde olan insanlar olsa o çocuğun kreşte ne işi var? Çok yaramaz olan bir çocuk dahi olsa o çocuğu arkadaşlarının yanından alıp başka bir odaya götürüp şiddet uygulanamaz buna kimsenin hakkı yok. Öğretmen vasfını taşıyamayacak bir zihniyet çocuklarla içiçe olmasın artık yeter tahammül edemiyorum!! İnsan olmak zor bişey değil ya herkes buyursun gelsin ..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim.
N.D

Bu blogdaki popüler yayınlar

Görünmeyenler 8.bölüm

Görünmeyenler 5.Bölüm

10.bölüm